Aile Hukuku

Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer? 2026 Güncel Rehber

YazarAv. Emre Can Sepetçi
Tarih28 Mayıs 2026
Okuma Süresi9 dakika

Anlaşmalı boşanma davasının tipik süresi 1 ile 3 ay arasındadır. İyi hazırlanmış bir dosya, mahkemenin yoğunluğu uygunsa tek celsede sonuçlanabilir; eksik veya çocuğun menfaatine aykırı protokoller ise süreci 4-6 aya kadar uzatabilir. Bu yazıda Türk Medeni Kanunu'nun anlaşmalı boşanmaya ilişkin düzenlemesini, aranan dört şartı, sürecin adım adım takvimini ve davanın süresini gerçek hayatta belirleyen etkenleri ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.

Anlaşmalı boşanma nedir?

Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen, eşlerin hem boşanmanın kendisi hem de bütün mali ve velayet sonuçları üzerinde tam mutabık kaldıkları boşanma türüdür. Çekişmeli boşanmadan farkı, mahkemenin kusur araştırması yapmaması, tanık dinlememesi ve eşlerin sunduğu yazılı protokolü esas almasıdır.

Hâkimin görevi, eşlerin iradesinin özgürce açıklanıp açıklanmadığını, çocukların üstün menfaatinin korunup korunmadığını ve protokolün hukuka uygun olup olmadığını denetlemekle sınırlıdır. Pratikte bu, davanın çok daha kısa sürede ve daha düşük masrafla sonuçlanması anlamına gelir: çekişmeli boşanma davaları kusur incelemesi, tanık dinlenmesi ve bilirkişi raporları nedeniyle 1 ila 4 yıl arasında sürebilirken, anlaşmalı boşanma davalarının büyük çoğunluğu tek celsede bitirilebilmektedir.

Anlaşmalı boşanma için aranan dört şart

TMK m.166/3, anlaşmalı boşanmanın geçerliliği için dört temel şart öngörür. Bu şartlardan biri eksikse mahkeme davayı anlaşmalı boşanma yolundan çıkararak çekişmeli boşanma kanalına yönlendirir; bu da süreci aylar değil yıllar bazında uzatır.

1) Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması

Anlaşmalı boşanmanın olmazsa olmaz şartı, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Bir yıllık asgari süre dolmadan eşler anlaşmalı boşanma yoluna başvuramaz; bu hâlde ancak çekişmeli boşanma sebepleri gündeme gelebilir. Yargıtay, bir yıllık sürenin hukuken geçerli evlilik tarihinden başladığını istikrarlı biçimde kabul eder.

2) Birlikte başvuru veya kabul

Eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da bir eşin açtığı davayı diğerinin açıkça kabul etmesi gerekir. Tek taraflı bir 'anlaşmalı boşanma' söz konusu olamaz; uzlaşının fiilen mevcut olması zorunludur. Karşı tarafın duruşmaya katılarak boşanmayı ve protokol şartlarını kabul ettiğini beyan etmesi, kanunun aradığı 'kabul' niteliğindedir.

3) Hâkim huzurunda bizzat dinlenme

Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi şarttır. Bu nedenle eşlerin duruşmaya katılması zorunludur; süreç sadece avukat aracılığıyla yürütülemez. Hâkim, ayrı ayrı sorduğu sorularla eşlerin baskı altında olup olmadığını, protokolün içeriğini gerçekten anlayıp anlamadığını ve boşanmaya gerçekten razı olup olmadıklarını denetler.

4) Yazılı bir protokolün sunulması

Eşlerin, boşanmanın mali sonuçları (mal paylaşımı, nafaka, tazminat) ile çocuklara ilişkin tüm düzenlemeleri (velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası) açıkça düzenleyen yazılı bir protokolü mahkemeye sunmaları ve hâkimin bu protokolü uygun bulması gerekir. Protokol, kararın eki niteliğindedir; sonradan yapılacak tüm icra takipleri ve uyuşmazlık çözümleri bu metne dayandırılır.

Sürecin adım adım takvimi

Anlaşmalı boşanma süreci pratikte yedi aşamadan oluşur. Her aşama için ne kadar zaman ayrılacağını önceden bilmek, hem süreci yönetmek hem de süreyi kısaltmak için kritik önem taşır.

1. Hazırlık aşaması (3-10 gün)

Eşler ya da avukatları, boşanma dilekçesi ve protokol metnini hazırlar. Protokolde; mal paylaşımı, yoksulluk ve iştirak nafakası, velayet, çocukla kişisel ilişki kurma takvimi, varsa maddi ve manevi tazminat, ev eşyalarının paylaşımı ve birikmiş borçların kim tarafından üstlenileceği açıkça yazılır. Bu aşamada gösterilen titizlik, davanın geri kalan tüm aşamalarını doğrudan belirler.

2. Dilekçenin tevzii (1-3 gün)

Yetkili Aile Mahkemesine başvurularak dilekçe sunulur, harçlar yatırılır, dosyaya bir esas numarası verilir. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

3. İlk duruşma günü tayini (2-6 hafta)

Mahkemenin iş yüküne göre değişir. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehir aile mahkemelerinde duruşma günü 4-8 hafta sonrasına verilebilirken; düşük dosya yoğunluğu olan ilçelerde 1-3 hafta içinde duruşma günü alınabilir. Sürecin en belirleyici aşamasıdır; mahkeme seçimini etkileyen başka bir sebep yoksa yetkili mahkemelerden iş yükü daha düşük olanı tercih etmek süreyi belirgin biçimde kısaltır.

4. Duruşma (genellikle tek celse)

Hâkim, eşleri ayrı ayrı dinler; iradelerinin serbestliğini ve protokolün hukuka uygunluğunu denetler. Olağan koşullarda aynı celsede karar verilir. Eğer protokolde çocuk lehine düzenlemede eksiklik görürse veya bir madde hukuken belirsizse, taraflara mehil verir ve duruşmayı 4-8 hafta sonrasına erteler.

5. Kararın yazılması ve tebliği (1-3 hafta)

Hâkim kararı kısa kararla duruşmada açıklasa da, gerekçeli kararın yazılıp taraflara tebliğ edilmesi gerekir. UYAP altyapısının gelişmesiyle birlikte bu süre belirgin biçimde kısalmıştır.

6. Kararın kesinleşmesi

Anlaşmalı boşanmada taraflar genellikle duruşmada veya hemen ardından kanun yollarından feragat beyanında bulunduğu için karar feragatle birlikte derhal kesinleşir. Feragat olmazsa, iki haftalık istinaf süresi ve gerekirse temyiz aşamasının geçmesi beklenir; bu da kesinleşmeyi 4-6 hafta uzatır.

7. Nüfusa tescil (1-2 hafta)

Kesinleşen karar, mahkeme tarafından nüfus müdürlüğüne yazı ile bildirilir; eşlerin medeni hâli birkaç gün ile bir hafta arasında 'boşanmış' olarak güncellenir. Bu güncellenme tamamlanana kadar resmi işlemlerde (örneğin yeni evlilik veya pasaport) eşler hâlâ 'evli' görünebilir.

Süreyi belirleyen başlıca etkenler

Anlaşmalı boşanma davasının süresi, yukarıdaki adımların her biri için harcanan zamanla doğru orantılıdır. Pratikte sürenin belirleyicisi beş etkendir:

Mahkemenin iş yükü. Büyükşehirlerin yoğun aile mahkemelerinde ilk duruşma günü tek başına 1-2 ay sonraya verilebilir. Daha az yoğun adliyelerde bu süre günler ile sınırlı kalabilir.

Protokolün hazırlık kalitesi. Eksik, çelişkili ya da çocukların menfaatine aykırı görülen protokoller hâkim tarafından düzeltilmek üzere iade edilebilir. Bu durumda taraflara mehil verilir, duruşma ertelenir ve süreç 4-8 hafta uzar.

Çocuğun durumu. Velayet düzenlemesi içeren davalarda hâkim, gerektiğinde uzman pedagog veya sosyal hizmet uzmanından rapor isteyebilir. Bu nadir olsa da süreyi 6-12 hafta uzatabilir.

Eşlerin duruşmaya katılımı. Yurt dışında bulunan ya da geçerli özrü olmadan duruşmaya gelmeyen eş varsa, mahkeme duruşmayı erteler. Yurt dışı tebligat söz konusu ise süre 3-6 aya kadar uzayabilir.

Kanun yollarından feragat. Tarafların duruşmada feragat beyanında bulunması, kesinleşmeyi haftalardan günlere indirir. Bu, anlaşmalı boşanmanın en sık göz ardı edilen ama en etkili süre kısaltma aracıdır.

Gerçek hayatta tipik süre

Uygulamada en sık karşılaşılan senaryolar şunlardır:

  1. İdeal durum: Protokol eksiksiz, taraflar iş birliği içinde, mahkeme yoğun değil — 15-30 gün içinde dava açılıp tek celsede karar verilebilir; kesinleşme ve tescil ile birlikte toplam süre 6-8 hafta.
  2. Tipik İstanbul aile mahkemesi davası: Duruşma günü 6-8 hafta sonraya verilir, protokol uygun bulunur, tek celsede karar çıkar — toplam 2-3 ay.
  3. Protokol revizyonu gereken dava: İlk celsede hâkim protokolün belirli maddelerinin (özellikle çocuk lehine düzenleme veya orantısız nafaka) gözden geçirilmesini ister — toplam 3-5 ay.
  4. Yurt dışı tebligat gereken dava: Bir eş yurt dışında ise tebligat süreleri uzar — toplam 4-6 ay.

Genel olarak, iyi hazırlanmış bir anlaşmalı boşanma dosyasının 2-3 ay içinde tamamlanması en sık görülen sonuçtur. Bu süreyi pratikte 6 haftaya indirmek mümkün; aynı şekilde, protokolün yetersiz hazırlanması durumunda 6 aya kadar uzaması da olasıdır.

Karar ne zaman kesinleşir, nüfusa ne zaman tescil edilir?

Uygulamada en sık atlanan nokta şudur: hâkim duruşmada 'boşanmaya' karar verse de, taraflar resmi olarak 'boşanmış' sayılmaz. Bunun için kararın kesinleşmesi gerekir. Kesinleşmenin iki yolu vardır:

Kanun yollarından feragat yoluyla derhal kesinleşme. Tarafların duruşmada veya sonrasında kanun yollarına başvurmaktan açıkça feragat ettiklerini bildirmeleri ile karar feragat tarihinde kesinleşir. Anlaşmalı boşanmada bu hemen hemen standart uygulamadır ve süreci en hızlı bitiren yoldur.

Kanun yolları süresinin geçmesi. Feragat olmazsa, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulmaması ve gerekirse temyiz aşamasının da geçmesi beklenir; bu da kesinleşmeyi 3-5 hafta uzatır.

Karar kesinleştikten sonra mahkeme, kesinleşme şerhi vurulmuş bir nüsha ile birlikte ilgili nüfus müdürlüğüne yazı yazar. Eşlerin medeni hâli, bu yazıdan itibaren birkaç gün ile bir hafta arasında 'boşanmış' olarak güncellenir.

Anlaşmalı boşanmada avukatın rolü

Yasal olarak anlaşmalı boşanma davasında avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak pratikte avukatla yürütülen davalarla yürütülmeyenler arasında, dava süresinden çok davanın sonradan doğuracağı problemlere ilişkin büyük fark görülür. Avukatsız hazırlanan protokollerde sık karşılaşılan eksiklikler şunlardır:

  • Mal paylaşımının hangi mal üzerinden hangi oranda yapıldığının açıkça yazılmaması — daha sonra tapu devri sırasında uyuşmazlık doğması.
  • Nafaka miktarının enflasyona göre güncellenmesi konusunda bir formül belirlenmemesi — yıllar içinde nafakanın değerini kaybetmesi.
  • Çocukla kişisel ilişki kurma takviminin yarıyıl tatili, yaz tatili, doğum günleri ve dini bayramlar için ayrı ayrı düzenlenmemesi.
  • Birikmiş kredi ve banka borçlarından hangisinin kim tarafından üstlenildiğinin yazılmaması.
  • Eşlere ait sigorta poliçeleri, bireysel emeklilik birikimleri ve şirket hisselerinin paylaşımının atlanması.

Bu eksiklikler boşanmadan sonra yeni davalar açılmasına yol açar — paradoksal biçimde, masraf ve sürede tasarruf yapayım derken çok daha uzun ve pahalı bir sürece girilebilir. Kepekçi & Sepetçi Hukuk Bürosu olarak, anlaşmalı boşanma protokollerinin sonradan ihtilafa yer bırakmayacak şekilde hazırlanmasına özel önem veriyor; protokol metinlerinde mal paylaşımı, nafaka güncelleme formülü ve çocukla kişisel ilişki takvimine ilişkin standart maddeleri her dosyaya uyarlıyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma davası tek celsede biter mi?
Evet, anlaşmalı boşanmanın en yaygın özelliği tek celsede sonuçlanmasıdır. Protokol eksiksiz, hâkim açısından hukuka uygun ve çocukların menfaatine uygunsa, ilk duruşmada karar verilebilir. İstanbul gibi yoğun büyükşehir aile mahkemelerinde dahi tek celse uygulaması standarttır.
Anlaşmalı boşanma için avukat zorunlu mu?
Hayır, yasal olarak avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak protokolün hukuken sağlam hazırlanması ve sonradan ek davalar açılmaması için avukat desteği güçlü biçimde tavsiye edilir. Mal paylaşımı, nafaka ve çocukla kişisel ilişki düzenlemelerinde yapılan basit eksiklikler, yıllar süren yeni davalara yol açabilir.
Anlaşmalı boşanmada eşlerden biri duruşmaya katılmazsa ne olur?
Eşlerin her ikisinin de duruşmada hâkim tarafından bizzat dinlenmesi şarttır. Bir eşin geçerli mazereti olmadan katılmaması durumunda dava anlaşmalı boşanma yolundan çıkar; duruşma ertelenir ya da dava çekişmeli boşanmaya dönüşür. Yurt dışında bulunan eş için talimat yoluyla dinlenme ya da ses-görüntü bağlantısıyla katılma yolları gündeme gelebilir.
Anlaşmalı boşanma davası ne kadara mal olur?
Mahkeme harçları görece düşüktür; 2026 itibarıyla başvuru harçları ve giderler birkaç bin TL düzeyindedir. Avukat ücreti ise davanın kapsamına, mal varlığı düzenlemesine ve şehre göre değişir. Kepekçi & Sepetçi olarak ücretlendirme politikamız müvekkil portalı üzerinden açıkça paylaşılmaktadır.
Anlaşmalı boşanmadan sonra fikir değiştirip karardan dönülebilir mi?
Karar kesinleşmeden önce taraflar protokolden cayabilir; bu durumda dava çekişmeli boşanma sebebine dayandırılarak yeniden açılabilir. Karar kesinleştikten sonra ise — yargılamanın yenilenmesi sebepleri varsa — yalnızca o dar kapıdan dönüş mümkün olur.
Anlaşmalı boşanma davasında çocuğun velayeti otomatik olarak anneye mi verilir?
Hayır. Velayet, protokolde tarafların belirlediği şekilde verilir; hâkim bu düzenlemeyi yalnızca çocuğun üstün yararına aykırı bulursa müdahale eder. Modern yargı uygulamasında ortak velayet düzenlemeleri de giderek artmaktadır; çocuğun yaşı, eğitim durumu ve fiilen kiminle yaşadığı belirleyici olur.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için profesyonel hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Bu web sitesi Logos Teknolojik Yatırımlar tarafından oluşturulmuştur.